nasıl sorularının sorulduğu neden sorularına cevap arandığı ve niçin sorusuna kimsenin cevap veremediği seçimlerdir.
açıkçası kimse böyle bir farkı beklemiyordu. çok matah değil ama atv’nin öngörüsü adlı salak program bile seçim sonuçlarına yakın sonuçlar vermiştir. verilerini gerçek seçim rakamlarından aldığına göre neden bu kadar büyüttüklerini anlamıyorum…
ulan mal adamlar geçen senenin sonuçlarını getirin bana. doğu nasılsa saat olarak erken sandık açıyor. ilk açılış saatinden son sandık açılış saatine batı oylarının doğu oylarını nasıl etkilediği konusunda bir trend doğrusu çizer, üstüne bir de fibonacci ve macd indikatörlerini karar alma mekanizmasını şekillendirirken gömersiniz. olay biter. neyse bok atmayalım. yapmış adamlar. bravo.
milletin tavrına bakılırsa herkes bir istikrar lafı tutturmuş, gidiyor. bu sokakta beyaz converse giyenlerin sayısını sayıp istanbul nüfusuna bölmek gibi birşey değil. piyasaların istikrarı erdoğan beyin saatinin kaç para olduğu tartışması ile bozulmuyor şu günlerde. taki bundan önceki hükümette öksürük sesine a6 kitapların havada uçuşmasıyla develüasyonlar yaşadık.
hatırlatırım biz ki balık hafızalı olduğumuz için sürekli hatırlatmak gerekir milletimize.
istikrar var türkiye’de. babamın gençliğinde aldığı yüzde yüz elli zamlar vardır. şimdi bakın yüzde 8-10 zam alıyoruz. herşey ne kadar stabil değil mi?
stabiliteyi korurken nelerden taviz vermek gerekir?
işte türk milletinin seçimini yaparken sağ duyusunu kullanacağı yer burasıydı. siz ki ne zaman piyasalar, ithalat-ihracat dengesi, kişi başına düşen gayri safi milli hasıla gibi şeyleri düşünürken bi taraftan da sosyal olarak nelerden taviz vereceğinizi tartarak oyunuzu vermeliydiniz.
geçmişe bakalım. clinton dönemi. hillary sağlık reformu yapmaya çalıştı. clinton bi tarafta savaşına devam ederken. sağlık reformunu yapma vaatleriyle gelen clinton ailesi, sizce aynı zamanda oraya buraya savaş açacağını söyleseydi beyaz saray’ın yatak odasında cima yapabilir miydi? tabii ki hayır.
demek ki neymiş dengeyi kurmak lazımmış. güçte denge değil efendim kuracağınız denge. kararda denge.
sonuçlara bakarsak, amerika’da olduğu gibi 2 dönem başkanlık yapılmıyor. eğer öyle olsaydı nasıl olsa bir daha başa gelemeyeceğim mantığıyla ağzımıza sıçılma ihtimali yüksekti.
fakat türk milleti çalışkandır. zekidir. doğru olanı seçer destekler. yanlış karar verildiğinde ayaklanır. sesini duyurmaya çalışır. unutmayın yukarıdaki adam sizin şu projeksiyonunuzla çuvalla oy aldı.
“bu adam benim sesimi duyar.”
bir de şöyle bir başlık var.
(bkz: akp ye oy verenlerin gerizekalı sanılması)
o zaman türk milletinin yarısı gerizekalı sayılıyor ki ayıptır.
benim oyumun rengi yazı boyunca belli olmuyor. bu da sadece türk milletine söylenecek her kötü niyetli lafın tamamen karşısında bulunmamdan geliyor.
bu kadar.


